BAKIM

Saçları Yıkamanın Yeni Yolu: Low Şampuanlar

Geçtiğimiz aylarda, saçlarımdaki kırıklardan ve cansız hallerinden kurtulmak için saçlarımı yaklaşık 25-30 santimetre, omuz hizasında olacak şekilde kısalttım. Her ne kadar kısa saçlarıma alışmaya başlasam da, kestirdikten sonra kendime saçlarıma çok daha iyi bakacağıma dair söz verdim. Saçlarım da cildim gibi kuru yapıda ve kışın da gelmesiyle birlikte daha da kuruyup, kolayca elektriklenebiliyor. Bir de buna banyo sonrası saç kurutma makinesinin verdiği işlem de eklenince (normalde mümkün olduğunca saç kurutma makinesi kullanmamaya, saçlarımı yıkadıktan sonra kendi başlarına kurumalarına izin vermeye çalışıyorum. Ancak bazen banyo saati gece yarısını bulunca, kendi başlarına kurumalarını bekleyecek ne vaktim ne de sabrım olamayabiliyor. ) daha da kuruyup, sertleşebiliyor. Kış mevsiminin hızlıca kendini göstermeye başladığı bu günlerde, daha fazla beklemeden saçlarıma ekstra bakım yapmaya karar verdim.

Saçımı sağlıklı tutmak için bakım işine nereden başlamalıyım diye internette araştırırken, önceliğin kimyasal içeriklerle dolu şampuanları bırakmak olduğuna karar verdim.Uzun senelerdir Dove şampuan / bakım kremini kullanıyordum ve gerçekten de çok memnundum. Ancak banyodan sonra cildimin çok kuruduğunu ve gerildiğini hissediyordum. Geçtiğimiz günlerde yine saç bakımı ile ilgili okuduğum bir yazıda şampuanların içerisindeki kimyasal içeriklerin cildin de kuruyup tahriş olmasına sebep olabileceğini çünkü şampuanların sadece saçımızı temizlemediğini, ciltle de temas ettiğini belirtiyordu.

Normal şampuanlara alternatif olarak Low şampuan denilen, içerisinde sülfat, silikon ve renklendirici bulunmayan doğal şampuanlar şu anda tüm dünyada popüler olmaya başladı. Ben de bu şampuanlardan Kıbrıs’ta bulup deneyebilir miyim diye tüm eczane ve marketlere baktım diyebilirim. Ve evet şu anda Kuzey Kıbrıs’ta bulabildiğim tek marka var: Yves Rocher.  Yves Rocher’in bir çok cilt ürününü şu anda kullanıyorum ve inanılmaz derecede memnunum. Ama saç ürünlerini daha önce hiç kullanmamıştım. Yves Rocher’in Low Şampuanını eczanede bulur bulmaz hemen alıp denemeye karar verdim.

 

Low şampuan, kimyasal içermeyen şampuan demektir. Sülfat ve Silikon içermezler.

Sülfat, şampuanlarda ve sabunlarda köpürtme amacıyla kullanılan kimyasal bir maddedir. Saçtaki yağı ve kiri temizlemeye yarar. Ancak saç derisindeki bütün yağı temizlediğinden saç derisini kurutur ve kepeğe sebep olur. Böylelikle saç derisinin kuruluğu gidermek için daha çok yağ üretmesine, dolayısıyla saçın hızlıca yağlanmasına sebep olur.

Silikon ise saça yumuşaklık ve parlaklık vermek amacıyla kullanılır. Çoğu silikonlar suda çözülmezler ve saç dibinde kalıntı olarak kalırlar. Silikonun görevi bir plastik tabaka gibi saç tellerini sararak saçın parlak görünmesini sağlamaktır. Ancak silikonlar saç tellerinin hava almasını engeller ki bu da saçın kolaylıkla kırılıp, elektriklenmesine sebep olur.

Low şampuan daha çok köpürmeyen temizleme kremi gibidir – içerisinde doğal temizleme ajanları ve saç kremi vardır. Dolayısıyla ekstradan saç kremi kullanmayı gerektirmez.

İLK İZLENİMLERİM….

Bugüne kadar, saçlarımın gerçekten temizlendiğini hissetmek için bol bol şampuan koyup, iyice köpüklenmesini sağlıyordum. Daha sonra bolca saç kremi koyup, saçımın yumuşacık ve kolay taranabilir olmasını sağlıyordum. Bu sebeple, Yves Rocher ‘in Low şampuanını ilk kullanmaya başladığımda, kremsi bir yapısı olduğu ve köpüklenmediği için saçımın yeterince temizlenmediği hissine kapıldım. Ancak diğer taraftan da saçımda bıraktığı yumuşaklık hissini  beğendim.

Şu anda saçlarımı low şampuanla 3 günde bir yıkıyorum. Ancak yıkadığımın ertesi günü bile saçlarımın yağlandığını gözlemledim ki bu benim saçlarım için (normalde çok kuru olduğundan şikayet ederdim) normal bir durum değil. Normal şampuan kullanırken 4-5 günden sonra saçlarım yağlanmaya başlardı. Bu sebeple internette biraz daha araştırıp diğer low sampuan kullananların fikirlerini okudum ve şu anda bunun nedenini daha iyi anlar oldum. Normalde saç derimizin ürettiği doğal yağlara sebum denir. Normal şampuanlar ile saçımızı yıkadığımızda saç derisinin ürettiği sebumu da yok ediyoruz. Dolayısıyla saç derisi ürettiği sebumun yeterli olmadığını düşünüp daha çok sebum üretiyor. Böylelikle biz daha çok şampuan kullanarak veya kuru şampuan kullanarak yağlı saçlarımızdan kurtulmaya çalışıyoruz. Yani saç derim şu anda gereğinden fazla sebum üretmeye alışmış durumda… Bu sebeple saçlarımın ertesi gün yağlandığını görüyorum. Bu geçiş döneminde (ki okuduğum kadarıyla bu süre kişiden kişiye değişiyor, hatta bazen haftalar sürebiliyor) bu duruma katlanmak zorundayım. Ancak low şampuan kullanmaya kararlıyım ve geçiş dönemini atlatıp, faydasını gördüğümü hissedebilmek için en az altı ay gibi bir süre kullanmam gerektiğini kabullenmiş durumdayım 🙂

Faydasını gördüm mü ? Şu an için cevabım hem evet hem hayır… Saçlarım yıkandıktan sonra eskisine göre çok daha az elektrikleniyor ancak çok daha çabuk yağlanıyor. Ancak uzun süreli kullanımdan sonra (en az 5-6 ay), saçımda fark edilir derecede bir değişiklik göreceğime inanıyorum.

Uygulaması: Yves Rocher Low Şampuanı şu şekilde saçımı uyguluyorum:  Avucumun içine aldığım ceviz büyüklüğündeki şampuanı saç diplerinden başlayarak uçlarına doğru iyice masaj yaparak tüm saçıma (ıslak) yayılmasını sağlıyorum ve en az 3 dakika saçımda beklemesi için fırsat veriyorum. Normal şampuanlar gibi hızlıca saçımdan akıp gitmediğinden, daha uzun süre su ile duruluyorum.

Dezavanatjı: Kremsi yapıda olduğu ve köpürmediği için daha fazla şampuan kullanmak zorunda kalıyorum ve 200 ml küçük bir paketi olduğu için kısa sürede bitiyor ve 200 ml paket fiyatı 32 TL ki normal şampuanlara göre oldukça pahalı bence. Bunlara ek olarak saçımın temizlendiğinden emin olmak için uzun süre saçıma masaj yapmak zorunda kalıyorum….

1. hafta sonucu: bu hafta saçlarımı 4 kez yıkamak zorunda kaldım ki bu benim için çok fazla. Normalde saçlarım kuru olduğu için kış aylarında çok sık yıkamamaya (haftada 2 kez ) özen gösteriyordum..Ama yıkadıktan sonra bile saçlarım halen yağlıymış gibi hissedince, mecburen daha sık yıkamak zorunda kaldım.

2. hafta sonucu: bu hafta saçlarımı 4 kez yıkadım ve saçlarımın yağlı olma hissine dayanamayıp bir yıkamayı normal şampuanım ile yaptım.  Normalde saçlarım kuru olduğu için kış aylarında çok sık yıkamamaya (haftada 2 kez ) özen gösteriyordum..Ama yıkadıktan sonra bile saçlarım halen yağlıymış gibi hissedince, mecburen daha sık yıkamak zorunda kaldım.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *