Yaşam

BİR UYKU MACERASI – ÇOCUĞUMUN DELİKSİZ UYUMASINI NASIL SAĞLADIM?

Bu yazıyı yazıp yazmama konusunda çok gel-gitler yaşadım aslında…Ancak konuştuğum birçok kişiden ve okuduğum bir çok yazıdan anladığım kadarıyla bu sorunu yaşayan bir tek biz değilmişiz…Kızım doğduğu günden, yaklaşık 2 yaşına kadar (emzirme dönemi bitene kadar) bizim yatağımızda uyuyordu. Emzirmeden kesmeye karar verdiğimiz zaman, odasını ayırmak için de iyi bir fırsat olduğuna karar verdik. İlk günler gerçekten zorlu ve fazlasıyla ağlamalı geçti. Ancak yaklaşık 15 gün sonra her şey hemen hemen düzene girdi. Ancak gece boyunca 2-3 kez uyanıp, beni odasına çağırıyordu. Yanında geçirdiğim yaklaşık 5-10 dakikalık telkin ve kucaklama faslıyla yeniden uykuya alıyordu. Ancak 2019 ocak ayında, ağır bir laranjit hastalığı geçirmesiyle birlikte, yaklaşık 10 gün boyunca düşmeyen yüksek ateş ve yan etki olarak da ağzında çıkan ağrı verici aftlarla uğraşmak zorunda kaldık. Bu dönemde hem gece ateşini kontrol edebilmek hem de ağzındaki yaralardan dolayı olan ağlamalarını sakinleştirmek amacıyla yaklaşık 15 gün boyunca yeniden bizim yatağımızda yattı (hem benim hem de onun için zorlu bir dönemdi ) ve ne yazık ki bu dönemden sonra tekrardan 1 yıl önce başladığımız noktaya dönmek zorunda kaldık…

Yaklaşık 1 aydır kendi yatağında uyumuyor ve uyku vakti geldiğinde yalnız yatmak istemiyorum diye saatlerce ağlayabiliyor. Gecede 8-10 defa uyanıp, gözleri kapalı şekilde hayır hayır diye ağlıyor… Tabi bu ağlamalar, sadece kendinin değil bütün aile bireylerinin uykusunun bölünmesine sebep oluyor. Gecede 10 kere uyanmaktan, gün boyunca çok şiddetli baş ağrılarım başladı ve zombiden farkım kalmadı neredeyse…En sonunda, eşimle birlikte bu konuyu kökünden çözmeye, kızımızın artık gece boyunca uyumasına yardımcı olmak için gerekli her yolu deneme kararı aldık.

İlk iş olarak onunla konuşup, gece uykusun gerekliliğinden bahsettik. Vücudunun uyuyarak dinlenmesi gerektiğinden yoksa büyüyemeyeceği anlattık. Ahh çocuğunuza mantıklı açıklamalar yapıp, onun da bunu hemen anlayıp, kabul edip 10-12 saat boyunca gece deliksiz uyumasını sağlamak harika olmaz mıydı??? Ancak durum bu kadar basit değil ne yazık ki 🙁 İlk iş olarak, çocuğunuza deliksiz uyku alışkanlığı kazandırmanın herkes için zor olacağını kabullenmek gerekiyor. Tabi bir de bu dönemde çok sabırlı, kararlı ve tutarlı olmak gerekiyor (her konuda olduğu gibi tutarlılık en önemli anahtar bence!). Bir de sinirlerinize hakim olmanız lazım. Çünkü bağırıp, çağırmak sürecin daha da uzamasına sebep olur inanın ki!
Bu süreç çocuğunuz için büyük bir değişim ve bu değişimin bir gecede gerçekleşmesini beklemek anlamsız!

Her ailenin çocuk yetiştirme şekli farklıdır. Bu sebeple, herkesin doğru bulduğu yöntemler de farklı olabilir. Ben mesela ağlayarak uyutma yöntemine karşıyım. Yatağında uyumanın kötü bir şey olduğunu algılamasını istemiyorum. Bu sebeple, gece uyandığında yeniden uykuya dalmasını öğrenebilmesi için kademeli olarak bana olan ihtiyacını kesmenin bize uygun olduğuna karar verdik..

İlk adım olarak bir uyku vakti rutini oluşturdum. Uyku vaktinden yaklaşık 25-30 dakika önce eğer yıkanma günüyse hızlı ama eğlenceli bir banyo yaptırdım. Eğer o gün yıkanması gerekmiyorsa, sadece elini yüzünü yıkayıp, dişlerini fırçalamasını sağladım…Daha sonra, en sevdiği pijamalarını giydirip, kendi seçtiği yaklaşık 5 dakikalık kısa bir hikayeyi ablası ve abisi de odadayken okudum. Daha sonra abisini odasına uykuya, ablasını da aynı odada kendi yatağına gönderdim ve ben de
kendi yatağında uyuyana kadar yanında yattım. Ama gecede 7-8 kere kalkıp, avazı çıktığı kadar anne anneee diye bağırmaya devam etti. Bu süreç yaklaşık 1 hafta sürdü.

İkinci adımda ise gece uyandığında tekrardan uykuya geçmesinde ona yardımcı olabilmesi için ablasının da benzeri olan yumuşak ayıcık aldım… Daha önceden çok sevdiği ve yanından ayırmadığı ‘favori’ ayıcığı yoktu. Bu sebeple, ‘Al bu ayıcığını da uyandığın zaman ona sarıl da uyu demek’ kadar kolay olmuyor gerçekler ne yazık ki…İlk günler ayıcığı görmek bile istemedi. Ancak bir kaç gün sonra onunla birlikte uyumaya karar verdi…Ancak yine de uykuya geçebilmek için yanında yatmama ihtiyaç duyuyor ve gece uyanıp, ağlamalarına ve anne anneee diye çağırmalarına devam ediyordu.

Üçüncü adım olarak, benimle olan ten temasını kestim. Daha önce uyurken, elini boynuma koyup uyuyordu. Öncelikle onu bırakmasını sağladım. Eğer yanında yatmamı istiyorsa, boynuma dokunmaması gerektiğini söyledim.. Daha sonra yanında yatmayı bırakıp, yatağının yanındaki sandalyeye oturdum. Bir kaç gün sonra sandalyeyi biraz daha uzağa çektim. Ertesi gün biraz daha uzağa derken 1 hafta içerisinde kapının önünde oturmaya başladım. En son olarak da kapının önünde otururken “Üzgünüm, sık sık şunu yapmam lazım, bunu yapmam lazım, sen uyumaya devam et, ben geliyorum” diyerek 1-2 dakikalık aralıklarla oturduğum yerden kalktım. Daha sonra, daha uzun süre aralar verdim. Her bir süreç yaklaşık 1-2 gün, bazıları da 3-4 gün sürdü…Veeeee en sonunda yaklaşık 1 ay gibi bir sürecin sonunda kızım artık gece uykusuna benim varlığıma ihtiyaç duymadan uyumaya başladı 🙂 Fakat halen daha, gece uyandığında sakinleşip, tekrardan uykuya geçmek için benim sesime ve elini tutmama ihtiyaç duyuyordu. Bu sebeple, son adım olarak uyku tablosunu denemeye karar verdim.

Gece boyunca deliksiz uyuyup, geceleyin beni çağırmadığı günlerin sabahında kendi istediği bir çıkartmayı seçip, yapıştırabilmesi için ona bir uyku tablosu hazırladım.. Ona, “Eğer gece boyunca güzelce uyuyup, beni çağırmazsan sabahleyin istediğin çıkartmayı seçip kendi uyku tablona yapıştırabilirsin” dedim. İnanılmaz bir şekilde gözleri ışıldadı ve
yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu. Ertesi gün birlikte kırtasiyeye gidip, en sevdiği çıkartmalardan aldık. Fakat uzun zamandır varolan gece uyanma alışkanlığını kırmak kolay değildir. Bu yüzden bu uyku tablosu da, sorunu bir gecede sihirli bir şekilde çözmedi tabi ki.

İlk hafta, sadece iki gece deliksiz uyudu. Tabi bu bile bizim için büyük bir ilerlemeydi ve onun bu motivasyonunu kırmamak için ona sarılarak,tebrik ederek, çak bir beşlik yaparak ailecek kutladık. Ona “Kendinle gurur duymalısın, artık gece deliksiz bir şekilde uyuyabiliyorsun!” dedik. Tabi pohpohlanmaları sevdi ama onun aklı yapıştırmalarındaydı 🙂 İkinci hafta dört gece deliksiz uyudu ve büyük bir heyecanla çıkartmalarını tabloya yapıştırmaya devam etti. Üçüncü haftanın sonunda ise artık uyku sorunu tamamen ortadan kalktı diyebilirim. Halen daha bazı günler arada uyanıyor ama hemen bana ihtiyaç duymadan yeniden uykuya geçiyor…Sanırım uyku tablosu fikri gerçekten işe yaradı 🙂 Eğer siz de, uyku tablosu fikrini denemek isterseniz, aşağıdaki linklerini verdiğim, uyku tablosu şablonlarından indirip, çıktısını alabilirsiniz.

Kızlar için uyku tablosunu indirmek için tıklayınız.

Erkekler için uyku tablosunu indirmek için tıklayınız.

Eğer toparlamak gerekirse,

  • İlk iş olarak, eğer yoksa bir uyku vakti rutini oluşturun. Bu rutin çocuğunuzun artık sakinleşip, uykuya hazırlanması gerektiğini anlamasını sağlar ve yaklaşık 20-35 dakika arası bir süre bu rutin için idealdir.
  • Gece uyandığında tekrardan uykuya geçmesinde ona yardımcı olabilmesi için yumuşak ayıcık alın. Biz de çok işe yaramadı, ama her çocuk aynı değil. Büyük kızımda ayıcık fikri çok işe yaramıştı mesela 🙂
  • Bu süreçte çok kararlı ve tutarlı olun! İlk günler gerçekten zorlu geçecek ve çocuğunuzu yanınıza yatırıp, uyumak kesinlikle çok daha kolay gelecek – AMA TUTARLI ve KARARLI OLUN!
  • Sizin yatağınızdan kendi yatağına geçme sürecinin çocuk için zor olduğunu ve bir gecede oluşmayacağını kabul edin. İnanın ki, siz ne kadar sabırlı olursanız, geçiş de o kadar yumuşak ve hızlı olur. SABIR, SABIR, SABIR!!!
  • Gece boyunca deliksiz uyuyup, geceleyin sizi çağırmadığı günlerin sabahında kendi istediği bir çıkartmayı seçip, yapıştırabilmesi için ona bir uyku tablosu hazırlayın…

Yukarıdaki ipuçlarını kullanarak, sizler de çocuğunuzun kendi yatağında gece boyunca uyumasını sağlayabilirsiniz. İlk günler gerçekten bizim için zordu ama şu anda neredeyse 10 dakika içinde uykuya geçip, gece boyunca bazen bir kere (tuvalet molası için), çoğu zaman ise hiç uyanmıyor. Bu yüzden, zor günlerin kesinlikle işe yaradığını söyleyebilirim xxx

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *