Biz zamane anne-babaları sürekli olarak çocukları oyalama ve eğlendirme gayesindeyiz nedense. Nereye gidelim? Ne yapalım? Ne seyredelim? Ne oynayalım? Onlar için yapay bir eğlence dünyası yarattık resmen. Çocukların yapacak bir şeyleri yoksa hemen paniklemeye başlıyoruz ve onlara seçenekler listesi sunmaya çalışıyoruz. Çocuklarımızın mutsuz olmaması, stres olmaması için elimizden geleni yapıyor, önlerine çıkan en küçük engeli bile kaldırmaya çalışıyoruz. Çünkü diğer türlü, ebeveynlik görevimizi yerine getirmiyor gibi hissediyoruz. Ancak böyle yaparak onlara zarar verdiğimizin farkında mıyız acaba?

Onlardan “sıkıldım” kelimesini duymamak için ellerine teknolojik aletler vererek onları “meşgul” hale getirmeye çalışıyoruz. Ancak teknolojinin bizi duygusal olarak çocuklarımızdan ve çocuklarımızı da yaratıcılıktan koparmaya başladığını ne zaman anlayacağız acaba? Çocuk beyni için en temel besin anne-babanın duygusal varlığıdır. Fakat, ne yazık ki, bu davranışlarımızla çocuklarımızı bu besinden gitgide daha fazla mahrum bırakıyoruz ve onları teknolojiye bağımlı hale getiriyoruz.

Çocuklarımızı mutlu etmek konusundan tamamen iyi niyetliyiz elbette ancak ne yazık ki onları o anda mutlu etsek de uzun vadede zarar verir hale getiriyoruz. Çocuklarımız doğuştan gelen hayal kurma ve yaratıcılık yeteneklerini gitgide daha az kullanır hale geliyorlar. Ve bu en sonunda onların hayatta başarılı olmalarının önünde devasa bir engele dönüşüyor.

Peki ne yapmalı, nasıl davranmalıyız?

Çocuğunuzu hep meşgul tutmak için bir aktiviteden diğer aktiviteye taşımayın. Her saniye eline tablet/telefon da vermeyin. Teknolojik aletlerin kullanım zamanlarını siz belirleyin. Hatta, ona günlük yaşamında plansız, koşuşturmasız, televizyonun/tabletin kapalı olduğu bir “sessiz zaman” dilimi yaratın. Bu sessiz zaman dilimini, çocuğunuzun rahatlayıp, hayallere daldığı veya kendi başına yapabileceği basit etkinliklerin keyfini çıkarması için bir şans olan görün.

Sessiz zaman diliminde çocuğun yapacağı oyun ve aktiviteler, onun yaşına bağlı olacaktır. Ancak bu sürede yapacakları Lego oynamaktan, çubuklarından yapılmış bir yapı inşa etmeye, resim yapmaktan, bulmacalara veya sadece sessizce yatıp hayallere dalmaya kadar her şeyi içerebilir. Eğer fırsatınız varsa, bahçeye veya mahalleye çıkıp, orada oynamasını sağlayın. Bırakın doğayla veya kendi yaşıtlarıyla, etraflarında büyükler veya ebeveynler olmadan kaynaşsın…

Sizden, sessiz zaman diliminde ne yapacağı konusundan destek isterse, ona beyin fırtınası yapmasına yardımcı olun. Ona en azından bir kaç dakikalığına da olsa sessizce oturup, zihninin dalıp gitmesi için fırsat tanıyın. Sonra neler düşündüğünü anlatmasını isteyin ve bunu bir oyuna dönüştürün.

Deneyimlere dayanarak söyleyebilirim ki, sessiz zamanın ilk birkaç haftası muhtemelen sizin hayal ettiğiniz gibi olmayacaktır. Çocuğunuzun sizin rehberliğinize ihtiyacı olacak ve sınırları test edecektir. Tutarlı olun, sabırlı kalın ve çocuğunuza sessiz zamanın parametrelerini yavaşça öğretin. Unutmayın ona önemli, yaşam boyu ihtiyaç duyacağı bir beceri öğretiyorsunuz. Kendi iç dünyasını tanımayı ve bu ihtiyaçları uygun bir şekilde karşılama becerisini öğretiyorsunuz.

Sessiz zamanın faydaları nelerdir?

  1. Bağımsızlığı ve güveni geliştirir: Sessiz zaman, çocukların öz güven gerektiren, kendi başlarına yapabilecekleri şeyleri keşfetmelerini sağlar. Onlara, sorunları kendi başlarına çözme şansı verir ki, bu da çocuğun öz güveninin gelişmesi için çok önemlidir.
  2. Çocuğun kendini tanımasına yardımcı olur: Sessiz zaman, çocukların kendi kendilerine kalıp, kendi iç dünyalarını ve özelliklerini daha iyi tanıması için bir fırsattır aslında. Tek kaldıklarında kendileri ile huzur bulabilen çocuklar hayatta karşılaştıkları sorunlara karşı farklı bir bakış açısı getirebilirler.
  3. Yaratıcılık için gereklidir: Sessiz zaman, çocukların yaratıcılıklarının ortaya çıkmasını sağlar. Sessiz zaman boyunca çocuklar dış gürültüden ve fikirlerden koparak, kişisel yaratıcılık sistemlerine yeniden bağlanabilirler.
  4. Dinlenmek ve rahatlamak için gereklidir: Günümüzde, hepimiz gibi çocuklar da aşırı uyaranlardan kaynaklanan stres ve kaygı yaşıyorlar ne yazık ki. Bununla birlikte, çocuklar, streslerini tespit etmek için daha zor zamanlar geçirirler. Sessiz zaman, çocukların dinlenip, stresten uzaklaşmalarına yardımcı olur.
  5. Odaklanmak ve dikkati güçlendirmek için gereklidir: Çocuklar sessiz zaman diliminde sadece bir aktiviteye odaklandıkları için odaklanma ve konsantrasyon yeteneklerini geliştirirler. Odak ve konsantrasyon bir kas gibidir. Güçlendirmek için kullanılmalıdır. Konsantrasyon, en iyi şekilde aynı anda sadece bir faaliyete odaklanırken oluşturulur.

Kısacası, sizlere tavsiyem can sıkıntısını deneyimlemeleri için onlara sessiz zamanlar yaratın. Hatta, siz kendiniz için de sessiz zamanlar yaratın ve bakın bakalım hayatınızda neler değişecek… Emin olun, çocuklarınızın yaratıcı beyinleri size gelecekte teşekkür edecektir.

Paylaş: